AKATALPA MI? *

Ramis DARA

   ‘Akatalpa’ Türkiye’de çıkmıyor. Türkiye; sınırları, sancıları, belli oylumu olan bir coğrafi mekân. Bizse, coğrafyanın yanında bir tarih içinde çıktığımızı düşünüyoruz. Adımız bu yüzden Akatalpa. Bu anlam dışı sesler toplamının, anlamsız görüntülü sözcüğün ilerde anlamlarla dolmayacağını, ışıltılı bir özel ad olmayacağını kim ileri sürebilir ki? Dün, sözgelimi Akalar, Akatlar vardı, Aptallar; yarın Akatalpalıların olmayacağını kim ileri sürebilir ki? Minik Akatalpa obasının, dünyada yeni bir rengin, yeni bir kokunun, yeni bir tadın, yeni bir duyarlığın belirmesine vesile olmayacağını ya da bildik duyarlılıklardan henüz keşfedilmemiş farklı duyarlılıklar doğurtmayacağını, bu değilse, bunun ön-ortamını oluşturmayacağını kim ileri sürebilir ki?

   Kim sentetik ve üstelik benbenci bir edebiyatın, bir şiir ortamının yanında, hatta karşısında, sahih ve sahici bir edebiyat - şiir ortamı yaratamayacağımızı ileri sürebilir! Varsa, ‘kim’leri ve varsanız, sizi burada bekliyoruz.

*  - Akatalpa, Sayı: 1, Ocak 2000


BİR ZAMANLAR DÜNYADA *

Ramis DARA

   Akatalpa, hiçbir şeyin, böyle olunca biraz her şeyin adıdır. Bundan birkaç yüzyıl önce Türkiya’da bir grup edebiyat şiir heveslisinin çabalarıyla ortaya çıkmıştır. Destek verenlerin kimileri Akatalpa varlığını sürdürürken dünyadan ayrılmış, bunun yanında o uzun süre altı kişinin tek bir ruh, tek bir beden gibi temsil edildiği bir mekân ve zaman kimliği kazanarak, varlık yolunu sürdürmüş, küçük, hoş bir yolculuk yerine geçmiştir.

   Gerçi Anadolu şehirlerinde, kasaba ve bazı köylerinde Latin Amerika’dan kopup gelmiş katalpa adında iri yapraklı güzeller güzeli bir ağaççık vardır; ama Akatalpa’nın bu ağaççıkla ilişkisi diğer ağaç, bina, meydan, bulvar, sokak ve insanlarla ilişkisinden pek de fazla değildir.

   Akatalpa’nın vücut bulduğu şehirde o yıllarda Tahtakale adında güzeller güzeli bir de semt vardır. (İnsanlar “kalenin altı” anlamında Taht’el kale diyeceklerken, içleri Arapçaya gitmediği için böyle deyivermişler!) Bizim heveslilerden biri bir gün burada ata binmiş dimdik duran bir dağ köylüsü görünce şaşırmış; “Aaa, at!” deyivermiş; o güne değin böyle bir şaşkınlığa hiç tanık olmayan, rakamlar dünyasından gelen bir şiirci bu şaşkınlığa bir gül ha gül tutturmuş ki o kadar olur.

   A’lı ağacın, Akatalpa’nın arka planında böyle bir hikâye de yer aldı mıydı, bunu kimse bilmedi, bilemedi tabii, ama önemli de değildi.

   Aman, üstünüze afiyet gündeşlerim!

   Dünyanın insanları, atalarımız demeye dilim varmıyor, bir zamanlar gördüğünüz gibi pek bir garipti. Atalarının, yelek ceplerinde köstekli saatler taşıdıkları gibi, içlerinde ipe sapa gelmez duyarlıklar taşırlar, bir de kendilerini ‘bulunmaz Bursa kumaşı’ sanırlardı.
Üstümüze iyilik sağlık gündeşlerim, aman, üstümüze iyilik sağlık!

*  - Akatalpa, Sayı: 93, Eylül 2007

 

 

 Şiir ağırlıklı aylık edebiyat dergisi Akatalpa Ocak 2000'de Bursa'da kurulmuştur. Ticari amaç gütmediği için yazarlarına telif ödemez.